mevlut_cavusoglu_sqKöklü hariciye kurumumuzun gelişimine bakıldığında, bu kurumun dört farklı dönemden geçtiği görülmektedir. Birinci nesil hariciyeciler, Tanzimat döneminde oluşturulan Tercüme Odası’nda yetiştirilen, Mustafa Reşit Paşa gibi, dönemin önde gelen devlet adamlarının eğitildiği nesil olmuştur. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerini kapsayan bu dönemde Osmanlı hariciyesi, dağılmakta olan bir imparatorluğun mevcudiyetini devam ettirebilmek için mücadele eden bürokrasinin bir parçasını teşkil etmekteydi.

Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı gibi, büyük savaşlar sonucunda, verilen mücadeleler sayesinde kurulan Cumhuriyetimizle birlikte, hariciyede ikinci dönem başlamıştır. Yeni devleti tanıtmak ve ayakta tutabilmek üzere dünyanın dört bir tarafına gönderilen diplomatlar bu ikinci nesli oluşturmuştur. Bunlar, hem 1. Dünya Savaşı’nı tecrübe ettiklerinden dolayı, ülkeyi yeni bir savaşa sokmamak için mücadele etmişler, hem de yeni devletlerini dünyaya tanıtmaya çalışmışlardı.

Üçüncü nesil, İkinci Dünya Savaşı sonrası döneme ait Soğuk Savaş döneminin diplomat nesliydi. Bu dönemde, devletin mevcudiyeti sağlam temellere oturtulmuş ve devletin tanınmışlığı konusunda belli bir aşamaya gelinmişti, ancak Soğuk Savaş döneminin getirdiği birtakım sınırlamalar ve kısıtlamalar vardı. Bunlardan bazıları; Sovyet tehdidi, Yunanistan ile yaşanan gerilimler ve ekonominin yetersizliğiydi. Bu iki kutuplu dönemde, yukarıda belirtilen sorunlarla mücadele eden ülkemiz hariciyesinden büyük açılımlar yapması beklenmemiş, öncülük eden değil, daha çok takip eden bir dış politika izlenmişti.

Dördüncü nesli oluşturan günümüzün genç diplomatlarından beklentilerimiz büyüktür. Biz, genç diplomatlarımızdan; Türkiye’nin dünyadaki artan görünürlüğüne, aktif dış politikasına, yeni meydan okumalara ve hızla değişen dengelere ayak uydurabilen, değişimleri öngörüyle analiz edebilen, muhakeme kabiliyeti yüksek, ülkesini ve kültürünü tanıyan, dinamik, donanımlı, yabancı dile hakim ve özgüvenli diplomatlar olmalarını bekliyoruz.

İşte temel görevi bu dördüncü nesil genç hariciyecileri eğitmek, devletimizin köklü diplomasi geleneğini bu yeni nesle aktarmak olan Diplomasi Akademisi Başkanlığı, görev yönergesinde 2010 yılında yapılan değişiklik çerçevesinde, değişen dünyanın şartlarına uyum sağlayacak nitelikte memurlar yetiştirmeyi amaç edinmiştir. Diplomasi mesleğinin daha çok birbirinden öğrenilerek, tecrübeleri paylaşarak yürütülen bir meslek olduğu göz önünde bulundurularak, sözkonusu eğitimler yalnızca bilgi aktarımına dayanmamakta, genç diplomatlarımızın, başta meslek büyükleri olan emekli Büyükelçilerimizle, uzman bürokratlarla ve akademisyenlerle bir araya gelme imkanı buldukları bir eğitim programı olarak planlanmaktadır. Çeşitli gezilerle bu eğitim pekiştirilmektedir. Bu da, dünyanın sayılı diplomasi ekollerinden birisi olan Diplomasi Akademisi Başkanlığı’nın çalışmalarının etkinliğini, kalitesini ve tanınırlığını arttırmaktadır.

Bakanlığımız mensuplarının yanı sıra, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının mensuplarına ve dünyanın dört bir yanından gelen yabancı genç diplomatlara günümüzün koşulları ve ihtiyaçları doğrultusunda en kaliteli eğitim hizmetini vermeyi kendisine ilke edinmiş olan Diplomasi Akademisi Başkanlığı’nı daha güçlü, etkili ve donanımlı bir eğitim kurumu haline getirmek benim de önceliklerim arasında yer almaktadır. Yeniden yapılanan Diplomasi Akademisi Başkanlığımızın, günümüzün değişen koşullarında diplomatlarımızın ihtiyaç duyduğu en kaliteli ve yüksek standartlarda eğitim alması yolunda bize yardımcı olacağına şüphe yoktur.

Bu duygu ve düşüncelerle, Diplomasi Akademisi Başkanlığımızın değerli çalışanlarına zorlu misyonlarında başarılar dilerim.

Mevlüt ÇAVUŞOĞLU

T.C. Dışişleri Bakanı